Kapalı Cerrahi ve Kadın Hastalıkları

Kadınlarımız hayatımızın başlangıcı, hayatımızın en önemli parçası. Doğurganlığı sağlayan Rahim yumurtalıklar gibi organların gelişim ve fonksiyonları, yaşamı yaratan ve ona yön veren özellikleri olduğu kadar, fonksiyon bozuklukları ve hastalıkları da kadınlarımızın hayatında önemli yer almakta.

Örneğin rahimin iyi huylu tümörlerinden miyomlar hemen her 4 kadından birinde görülmekte ve daha az oranda da olsa, birçok kadında adet düzensizlikleri, ağrı, kanama bozuklukları, düşük, erken doğum, kısırlık gibi çok sayıda probleme sebep olabilmektedirler.

Yumurtalıkların kistleri, çok sayıda sebebe bağlı olup, aynı problemlere sebep olabilir. Rahim ve yumurtalıkların hastalıklarında jinekolojik muayene, ultrasonografi, Smear alınması ve gerekirse magnet rezonans, kompüter tomografisi gibi ek yöntemlere başvurulur.
Miyom, çikolata kisti, sebebi be niteliği bilinmeyen ve yer kaplayan tümörler nitelik ve boyut açısından tehlikeli ise veya kanama düzensizlikleri, ağrı, kısırlık gibi sorunlara yol açıyor veya kanser şüphesi taşıyor ise, cerrahi yolla alınmaları gereklidir.

Kadında Cerrahide Altın Standart

Günümüzde kadın hastalıklarında cerrahi yaklaşımda altın standart kapalı cerrahidir (laparoskopi). Kapalı cerrahi karında yatay veya orta hatta yapılan uzun kesiler yerine, göbek deliği ve karın alt kadranlarında açılan 0,5 veya 1 cm uzunluğunda girişlerle kamera ve aletlerin tatbiki yolu ile batın içine hava uygulanarak yapılır. Bu cerrahinin avantajı, vücut bütünlüğünün bozulmaması, taşıyıcı tabaka ve kasların zarar görmemesi nedeni ile ameliyat sonrası ağrının açık ameliyatlara göre kıyaslanamaz ölçüde az olması, vücudun yara ve yangı reaksiyonlarını minimal düzeyde tutmasıdır.

Tecrübeli operatör de daha yakından daha büyük büyütme ile dokuları gözlemleyebilmekte, hatta laparoskopik aletler üzerinden dokunma hissini de geliştirebilmekte ve açık cerrahiden daha etkin bir şekilde hasta doku ile sağlam dokuyu daha net ayırt ederek, damar ve sinir dokularına zarar vermeden hasta dokuyu uzaklaştırabilmektedir.

Özellikle doğurganlığını korumak isteyen hastalarda miyom, çikolata kisti, derin endometriozis gibi durumlarda kapalı cerrahi ile vücuda ve doğurganlığa zarar vermeyen organ koruyucu yaklaşımı tercih ediyoruz. Bazı ileri evre miyom vakalarında cerrahi yerine miyom beslenmesini durduran embolizasyon yöntemi veya akustik tedaviler de devreye girebiliyor. Bu konuda tüm etkin tedavilerin aynı merkezde sunulabilmesi tedavinin kalitesinde önemli bir kriter.

Kapalı Cerrahi ve Kanser

Kapalı cerrahi miyom, çikolata kisti gibi iyi huylu hastalıkların yanı sıra kanserlerde de artık ilk planda düşünülmesi gereken tedavi yolu haline gelmiştir. Bunlara örnek vermek gerekirse: rahim iç astar dokusunun kanseri (endometrium kanseri), rahim kas dokusunun kötü huylu hastalığı (sarkom), rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), yumurtalık veya tüplerden kaynaklanan borderline tümörler, erken evre yumurtalıklar kanserleri (altın standart değil) sayılabilir. Hatta ileri evre kanserlerde tanı ve palyatif (düşük etkili) tedavilerde dahi kapalı cerrahinin kullanım alanı mevcuttur.

Kapalı Cerrahinin Açık Ameliyata Göre Ne Avantajı Vardır?

Kapalı Cerrahide Yeni Gelişmeler Var mı?

Kapalı cerrahide robotik cerrahi, tek delikten operasyonlar (SILS) veya doğal vücut açıklıklarından girerek yapılan cerrahi müdahaleler uygun teknik donanım aynı prensiplerle çalışmakla beraber, seçilmiş vakalarda fayda sağlayabilmektedir. Daha etkili teknoloji, kan kaybı ve açık cerrahiye geçiş riskinin daha azalmasına, kullanılan dikiş ve destek malzemelerinin daha faydalı ve vücuda uyumlu olmasına olanak vermektedir.
Artan tecrübemiz ile ve kapalı cerrahiyi tercih eden bilinçli hasta sayısında artış, daha zor sayılabilecek vakaların da kapalı yöntemlerle tedavisini gerekli hale getirmektedir. Her cerrah karşılaştığı zor vakalarda sorunları çözmek üzere kendi tekniklerini geliştirir. Bu yeni yaklaşımlara örnek olarak büyük miyomlarda rahim damarlarının geçici olarak kapatılması, ileri derecede yapışıklıklarda karın zarı arkasından girilerek rahimin mobilize edilmesi, çok katlı rahim dikişlerinde kendi kendine dokuyu kilitleyen dikişlerin kullanılması veya iç tabaka dikişlerinin sonradan daha da sıkılmasına olanak verecek şekilde operasyon yapılması gibi örnekler verilebilir.

Kapalı cerrahi ve kanser cerrahisinde uygulama merkezinin önemi hastaların yaşam kalitesi, kanser vakalarında operasyon sonrası komplikasyon oranları ve hayatta kalma süreleri açısından bakıldığında, tecrübeli merkezlerin ve ihtiyaç halinde iyi organize olan üroloji, genel cerrahi, yoğun bakım gibi diğer branş hizmetlerinin varlığının çok önem taşıdığını da vurgulamak gerekir. Bu şekilde jinekolojik organları aşan ağır kadın hastalıklarında dahi etkin tedaviler mümkün olmaktadır. En zor vakalarda bile yüz güldürücü sonuçların ön koşullarını yüksek teknoloji, ileri tecrübe ve takım ruhu olarak özetleyebiliriz.

Sorun Cevaplayalım