PGT (PGD) preimplantasyon genetik tanı nedir?

Tekrarlayan düşükleriniz varsa, başarısız tüp bebek tedavileri geçirdi iseniz, veya ailenizde genetik hastalıklar var ise PGT ile sağlıklı bebek şansını yakalayın!Tekrarlayan düşükleriniz varsa, başarısız tüp bebek tedavileri geçirdi iseniz, veya ailenizde genetik hastalıklar var ise PGT ile sağlıklı bebek şansını yakalayın!

PGT nedir?

Preimplantasyon genetik tanı (PGT, preimplantation genetic diagnosis PGD), tüp bebek tedavisi ile elde edilen embriyoların ana rahmine yerleştirilmeden önce genetik yapılarının incelenmesi ve sağlıklı embriyoların seçilmesi uygulamasıdır.

Bu uygulamada kromozom veya gen seviyesinde herhangi bir genetik anormallik gebelik meydana gelmeden önce embriyo aşamasında (yumurtalar toplandıktan 3 veya 5/6 gün sonra) biyopsi alınarak teşhis edilir. Bu sayede sağlıksız embriyolar daha embriyo transferi yapılmadan tespit edilir,

Tekrarlayan kısırlık tedavisi başarısızlıklarından kaçınmak, genetik bozukluk taşıyan bir hamileliğin sonlandırılması veya hasta bir çocuğun dünyaya gelmesi gibi fiziksel ve psikolojik ağır sorunların önüne geçmek böylelikle mümkün olmaktadır

 

Kimlere önerilir?

Genetik anomaliler IVF tedavilerine özgü olmayıp, doğal yolla elde edilen gebeliklerde de gözlenmektedir. Bazen bu anomaliler daha sık ve daha ciddi seviyelerde görülmekte ve “normal embriyo” yetersizliği nedeniyle kısırlık oluşturabilmektedir. Kısırlık tedavisi açısından ileri anne adayı yaşı (>37), ikiden fazla başarısız tüp bebek denemesi veya ikiden fazla düşük hikayesi varsa veya eşlerden birinin bilinen kromozom anomalisi varsa (translokasyon, inversiyon vs.) PGT tavsiye edilmelidir.

Ayrıca PGT, ailede bulunan talasemi, kistik fibrozis, orak hücreli anemisi, fragil X sendromu) gibi hemen her tek gen hastalığında risk taşıyan embriyoların teşhisinde kullanılabilir. Bu yöntemler genetik hastalığı taşımayan embriyoların seçilerek rahme nakledilmesi ile sağlıklı bir çocuk sahibi olmak amacı ile kullanılır. Bu vakalarda IVF tedavisine, kısırlık problemlerinin çözülmesi için değil, embriyoların genetik tanısı için gerek duyulur. Bu durumda ‘anöploidi taraması için PGT’ den söz ediyoruz.

Genetik sorunu (mutasyonu) bilinen genetik hastalık taşıyıcısı olan çiftlerde, geçmişte gen seviyesinde saptanabilen bir genetik durum sebebiyle hasta veya kaybedilmiş bir çocuğu olan çiftlerde ve ailesel bir genetik hastalık hikâyesi olan çiftlerde ise tek gen hastalığı için PGT yönteminden söz ediyoruz.

 

Hangi hastalıklarda ayıklama yapılabiliyor?

Genetik temeli olan tüm hastalıklarda riskin değerlendirilmesi ve sağlıklı embryonun seçimi mümkündür. Bunlar arasında kistik fibrozis, kan hastalıkları (hemofili, talasemi, orak hücreli anemi), kas hastalıkları (duchenne muskuler distrofi), metabolik hastalıklar (fenilketonüri, homosisteinemi,hemokromatozis), kemik ve kıkırdak doku hastalıkları (Akondroplazi & Hipokondroplazi, Tanatoforik Displazi), konjenital sağırlıkgibi hastalıkları sayabiliriz. Çoğu kez akraba evlilikleri veya bölgesel yakınlıklar ile taşıyıcı iki bireyin meydana getirdiği ailelerde böyle hastalıklara sık rastlanmaktadır.

PGT yöntemi ayrıca Lösemi vb. kan hastalığı bulunan çocuğu olan çiftlerde, kanser tedavisi sonrasında ihtiyaç duyulan kemik iliği transferi için yani doku (HLA) uyumlu kök hücre vericisi kardeş sahibi olmaları için de kullanılır. 

Kök hücre vericisi kardeş doğmasına yönelik IVF tedavisi hastanemizde sigorta kurumu desteği ile yapılabilir. Bunun için tüp bebek merkezinin SGK sözleşmeli olması ve hastane bünyesinde kemik iliği transplantasyon merkezi bulunması gereklidir.

 

Hangi hastalarda uygulanamıyor?

PGT Laboratuvar ortamında optik olarak sağlıklı embriyo gelişimi olan her anne adayında 3. gün biopsisi yapıldığı durumlarda sonuç 1-2 gün içinde alınır. Kapsamlı kromozom taraması daha uzun sürede sonuç verdiğinden embriyoların dondurulması ve daha sonra transferi gerektiğinden, embriyo dondurma ve saklama açısından başarılı ve tecrübeli laboratuar olmadığı hallerde tercih edilmemelidir.

 

PGD’nin aşamaları neler?

PGT’ye ihtiyaç gösteren anne baba adaylarının tüp bebek tedavisine hazırlanmaları sırasında genetik incelemeleri de yapılır.

Gerekiyor ise 1-3 ay süren set up işlemi ile, tek gene bağlı hastalıkları tanımlamak ve tespit etmek üzere kişiye özel çalışma (set up aşaması) tamamlandığında veya gen hastalığı kapsamlı genetik taramada tespit edilebiliyor ise tüp bebek uygulamasına geçilir.

Elde edilen embriyolar 3. günde 1 hücre alarak veya 5. veya 6. günde 3-5 hücre alarak biyopsi işlemine tabi tutulur.

Preimplantasyon genetik tanı (PGT)aşamasında alınan biopsi materyali incelenir ve embriyonun sağlıklı olup olmadığı anlaşılır.

FISH tekniğinde taze embryo transferine geçilebilir. Kapsamlı kromozom taramasında en ideal olan embryıoların dondurulması ve bir sonraki ay 15 gün kadar rahim içi hazırlığı yapılmasının ardından (embriyo transferi) uygulanmasıdır.

 

 

 

Anöploidi (Anormal sayıda kromozom) taraması için gerçekleştirilen “klasik PGT” yönteminde sınırlı sayıda (5-9) kromozom FISH yöntemi ile analiz edilmekte ve embriyonun bu kromozomlar için “normal” veya “anormal” olduğu söylenebilmektedir. Normal embriyoların seçimini embriyo transferi izler. Bu yöntemin asıl avantajı tekniğin kolaylığı ve kısa sonuç verebilmesi sonucunda doktorların taze embriyo transferi yapabilmelerini mümkün kılmasıdır. Bu sayede, bu yöntem yakın bir zaman kadar en çok tercih edilen PGT yöntemi olmuştur.

 

 

Kapsamlı Kromozom Taraması (KKT) ile anöploidi taraması da PGT başlığı altındadır. Bu yöntemde mikroarray teknolojisi ile hücredeki bütün kromozomlar için (23 çift, 24 farklı kromozom) taranır. Üstteki FISH tekniğine kıyasla sınırlı sayıda kromozom değil tüm kromozomların sayısal veya yapısal bozukluklarını inceler.

Kapsamlı kromozom taraması embriyonun kromozomal durumu ya da kromozomal anomalilerin embriyonun ileri gelişimindeki olası etkisi detaylı ve yaklaşık %98’lik bir doğruluk oranı ile tespit edilebilmektedir.

Buyöntemle embriyodan birkaç hücre alınması ve 5 günde (blastosist evresinde)  son aşamada örnekleme yapılması nedeni ile embriyo biyopsisini 3.gündeki mozaisisme  (hücreden hücreye veya zaman içinde oluşan değişimler) bağlı hata oranı azaltılmıştır.

Ayrıca 5. güne kadar beklenerek hangi embriyonun en yüksek implantasyon potansiyeline sahip olduğunu anlaşılabilmekte, gelişen blastosistteki mozaisizm seviyesini görebilmekteyiz. Alınan hücreler 5. ya da 6. gün embriyosunun trofektoderm (plasentayi oluşturacak olan) tabakasına ait olduğu için biyopsiden sonra fetusa (doğacak bebeğe) ait hücreler zarar görmemiş ya da hacmi azaltılmamış olur.

 

PGD uygulanabilmesi için kriterler?

Hangi yaş aralığına yapılabiliyor?

Gerekli olduğu her halde PGT yapılabilir. Tekrarlayan başarısız

Kısırlık tedavilerinden sonra tercih edildiğinden, 35 yaş üstü anne adaylarında uygulanma sıklığı artar.

 

Toplamda tedavi süresi?

Kapsamlı kromozom taraması (aCGH) ve ya FISH yöntemi ile yapılan yapısal kromozomal anomalilerin tespiti için anne baba adayları ön hazırlıkları tamamladıktan hemen sonra tüp bebek yöntemine geçilebilir. Tüp bebek tedavisi seçilen kısa veya uzun protokollere göre 2 ile 3 hafta sürer. Bunu takiben FISH yöntemi ile 3. günde biyopsi alarak tarama yapılırsa 5.gün, ya da 5.  ve 6. günlerde kapsamlı kromozom taraması yapılırsa daha çok 4 hafta sonra embriyo transferi yapıldığından tedavi 1,5 ay kadar sürer.

Tek gen hastalıklarında ise genetik anomali sık rastlanan ve laboratuarda hazırlığı önceden bulunan bir tür değil ise, embriyoların tetkiki için laboratuarda ‘set up’ yapılması gereklidir. Bu işlem hasta veya taşıyıcı bireylerden kan alarak yapılan genetik ön hazırlıktır. Hastalıklı gen / genomların tanımlanması ve işaretlenmesi ve bu noktaları gösteren kişiye özel ‘marker’lar geliştirilir. Bu ön hazırlık dönemi 2-3 aya kadar sürebilir.

 

PGD yapılan bir hastanın düşük yapma ihtimali var mı?

Yapılan bütün testleri rağmen düşük olasılığı sıfıra yaklaşmaz. Bunun sebebi rahim içi faktörler veya gebelik sırasında oluşan başka genetik sorunlar olabilir. Ancak tekrarlayan düşükler veya diğer sebeplerle PGT yapılarak gebe kalanlarda düşük oranları minimaldir

 

PGD başarı oranı kaç? Bir hastalığı ayıklarken başka bir hastalığı gözden kaçırmak mümkün mü?

PGT (kapsamlı kromozom analizi) şeklinde yapılmış ise ve rahim için faktörler doğru tedavi edilmiş ise embriyo transferlerinde gebelik oranları %80 e kadar çıkmaktadır. 3. gün biyopsilerinde kullanılan ve tüm kromozom haritasını değil, kısmi inceleme yapan FISH yöntemi sonrasında gebelik başarıları genel başarı oranlarına göre daha yüksek değildir. Ancak her iki yöntemde de düşük oranları / gebelik kayıpları azalır. Gen düzeyinde hastalıkların tamamının bu yöntemler ile ekarte edilmesi sağlanamaz.

 

Annenin genetik hastalığını bilip ayıklarken, babanınki bilinmiyorsa ve ayıklanmazsa; ne olur?

Herhangi bir genetik hastalık şüphesi var ise, hem anne ve hem

baba adayı her halükarda genetik taramadan geçirildikten sonra tüp bebek ve PGT programına dahil edilmelidir. Aksi takdirde tarama veya tek gen hastalığı tespitinde diğer bireyin genetik sorunu göz ardı edilebilir ve gebelik oluşmaz veya gözden kaçan bir genetik sorunlu gebelik meydana gelebilir.

 

PGD’nin dezavantajları, riskleri var mı?

Embriyolardan biyopsi yapılması sırasında düşük olsa da embriyonun zarar görme ihtimali (<0.1%) vardır. Bu yüzden yöntemin sebepsiz yere uygulanması uygun değildir.

PGT kapsamlı kromozom taraması yöntemi ile yapılırsa hemen her zaman embriyonun dondurularak sonuç gelene kadar saklanması zorunlu hale gelir. Bu durumda, donmuş embriyo çözüldüğünde yüksek canlılık oranlarının sağlandığı laboratuar koşullarının mevcut olması gerekmektedir. Çözme sonrası canlılık oranlarının belirli bir oranda sınırlı kaldığı merkezlerde bu yöntem tercih edilmemelidir.
“Kromozomal olarak normal” bir embriyo ile gebelik oluşması durumunda “genetik hastalığı olmayan” bir çocuğunuz olması garantilenemez. Bu tarama testleri kromozom seviyesindeki anormallikleri ve buna bağlı genetik hastalıkları tespit etmeyi amaçlar. Talasemi, kistik fibrozis gibi gen seviyesinde olan hastalıkları tespit edilebilmesi için bu gen hastalığı hikâyesi varsa “tek gen hastalığı için PGT” yaklaşımı yöntemi uygulanmalıdır.

3. ya da 5/6. günde yapılan PGT testleri embriyonun sadece bu aşamadaki kromozomal durumunu ortaya koyar ve doğuma kadar hiçbir değişiklik olmayacağını garanti etmez.
Embriyo biyopsisinin gününe ya da kullanılacak olan yönteme bağlı olarak %3 yanlış teşhis ihtimali vardır. Yinede, tecrübeli ellerde biyopsi blastosist aşamasında yapıldığı zaman teşhisin yanılma oranı minimaldir

 

Kapsamlı kromozom taraması yapılan tedavilerde dondurulmuş embriyo transferi ile gebe kalma şansı artmaktadır
Eğer embriyoya 5. günün sabahında biyopsi yapılmışsa genetik analiz sonuçları 6. günde hazır olabilir ve taze embriyo transferi yapılabilir. Fakat bu döngüyü taze 6. gün transferine ötelemek beraberinde tedavi açısından bazı olumsuzluklar da getirebilmektedir: Endometriumun reseptivitesinin (embriyonun rahme tutunma potansiyeli) 6. günde azaldığı bilinmektedir. Bu durumda “Kromozomal olarak normal” bir embriyo endometrial sebeplerle gebelik oluşturmayabilir.

Bu sebeple biyopsi yapılmış 5. ya da 6. gün embriyolarını dondurarak saklamak ve daha ileri bir tarihte doğal yapısındaki veya iyi hazırlanmış bir rahim ortamına transfer etmek en ideal stratejidir.

Transfer edilen embriyonun “kromozomal olarak normal” olması gebelik şansını arttırır, ama garanti etmez. Başarılı bir gebelik için bu embriyonun tutanbileceği sağlıklı (reseptif) bir rahim dokusu da (endometrium) gereklidir. Reseptif olmayan bir endometrial ortamın varlığı veya rahimde bulunan anatomik bozukluklar da bazı durumlarda gebeliğin başarısız olmasının önemli bir sebebidir.

İyi bir genetik ön değerlendirme ve en iyi şekilde rahim içinin hazırlanarak, en doğru zamanda yapılan embriyo transferleri en zor vakalarda dahi %80e varan oranda gebelik şansı yaratmaktadır.